anger Tyrkisk
4 oversættelser
| Oversættelse | Kontekst | Lyd |
|---|---|---|
|
almindelig
🇪🇸 Su ira era evidente en su rostro.
🇹🇷 Yüzünde öfkesi belirgindi.
🇪🇸 Debemos controlar nuestra ira para resolver el problema.
🇹🇷 Sorunu çözmek için öfkemizi kontrol etmeliyiz.
|
standard sprog | |
|
almindelig
🇪🇸 Su sin ira no pudo concentrarse.
🇹🇷 Siniri yüzünden konsantre olamadı.
🇪🇸 Cuando pierde la paciencia, muestra mucha sinir.
🇹🇷 Sabırsızlandığında çok sinir gösterir.
|
uformel | |
|
sjælden
🇪🇸 Su hiddet era como una tormenta furiosa.
🇹🇷 Onun hiddeti fırtına gibi öfkeliydi.
🇪🇸 El poema habla del hiddet que consume al héroe.
🇹🇷 Şiir, kahramanı yiyip bitiren hiddetten bahseder.
|
litterær | |
|
almindelig
🇪🇸 Sentía mucha kızgınlık después de la discusión.
🇹🇷 Tartışmadan sonra çok kızgınlık hissetti.
🇪🇸 Es normal sentir kızgınlık cuando algo sale mal.
🇹🇷 Bir şeyler ters gittiğinde kızgınlık hissetmek normaldir.
|
daglig brug |